idare tarafından ödemeye davet yazısı
gönderilmeksizin doğrudan icra takibi başlatılması
nedeniyle yaşanan mağduriyetİNE ÇÖZÜM


idare tarafından ödemeye davet yazısı
gönderilmeksizin doğrudan icra takibi başlatılması
nedeniyle yaşanan mağduriyetİNE KARŞI TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)  EMSAL KARARI ÖNEMLİ KISIMLAR 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/483-S.20.707 BAŞVURU NO : 2019/12368 KARAR TARİHİ : 10/01/2020



TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN :




BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, idare tarafından ödemeye davet yazısı
gönderilmeksizin doğrudan icra takibi başlatılması nedeniyle yaşanan mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 11/07/2019



BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza (T.C Kimlik No:) tarafından yapılan başvuruda özetle; Erzincan İdare Mahkemesine açmış olduğu 11/10/2018 tarihli ve
E, K sayılı davayı kaybettiğini ve aleyhine 1.090,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin “Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi” konulu 16/03/2016 tarih ve 2016/4 sayılı Genelgesinin “Vekalet Ücreti İle İlgili Hususlar” başlıklı 15. maddesi hükmüne aykırı olarak vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin önceden bildirim yapılmadan doğrudan icraya gittiğini ve fazladan 448,00TL ödemek zorunda kaldığını belirterek; fazladan ödemiş olduğu miktarın iadesini talep etmektedir.

İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 03/10/2019 tarih ve S sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Tokat Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 19/04/2019 tarih, E sayılı ve yazı ve eklerinde özetle; sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir...”,

2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun;
“ Para borcu ve teminat için takip” başlıklı 42. maddesinde; “Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla veya rehinin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder…”,

“Hukuku amme borçları” başlıklı 47. maddesinde; “ Para cezasıyla diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.”,

“Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60. maddesinde; “İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır. Emir:… Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi ihtarını…5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını ihtiva eder.”,

“Paraların Paylaştırılması Zamanı, Masraflar ve Vekalet Ücreti” başlıklı 138. maddesinde; “…Vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir…”,
Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; “Avukatlık ücreti,
avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder…Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”,

659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin

“Takip ve temsil yetkileri ile bunların kapsamı, niteliği ve kullanılması” başlıklı 6. maddesinde; “İdareler, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haizdir. İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisi; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir…”

“Davaların açılması” başlıklı 8. maddesinde; “ İdareler adına dava açma veya icra takibine başlama talebi, üst yönetici veya iş ve işlemle ilgili merkez veya taşra birim amiri tarafından yapılır. Merkez veya taşra birim amirince yapılan talep üzerine davayı açmakla yetkili ve görevli olanlarca, maddi ve hukuki sebeplerle dava açılmasında kamu menfaati bulunmadığı yönünde görüş belirtilmesi halinde, üst yöneticinin talimatına göre işlem yapılır. Dava açılması veya icra takibinde bulunulmasını isteyen idare veya birim, dava açılması talebi ile birlikte davaya dair bilgi ve belgeleri zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri dikkate alarak hukuk birimine gönderir. Süresinde gönderilmeyen veya eksik ya da yanlış gönderilen bilgi ve belgeden kaynaklanan sorumluluk bunu gönderen idareye veya birime aittir...”

“Adli uyuşmazlıklarda sulh” başlıklı 9. maddesinde; “İdarelerin adli yargıda dava açmadan veya icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi esastır. İdareler, kendi aleyhlerine dava açılacağını veya icra takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda da karşı tarafı sulhe davet edebilirler. Sulhe davet, uyuşmazlığın tarafı olan gerçek veya tüzel kişilerce de yapılabilir. İlgili mevzuatında daha uzun bir süre öngörülmediği takdirde, sulhe davette karşı tarafa, ifa, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz güne kadar süre verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan veya işin mahiyeti gereği süre verilmesinde fayda görülmeyen hallerde doğrudan dava ve icra yoluna başvurulabilir. Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir. 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan tüm taksit tekliflerinin değerlendirilmesi de bu madde kapsamında yapılır. Sulh başvurularının altmış gün içinde sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır”

“Adli uyuşmazlıklarda sulhün usul ve esasları” başlıklı 10. maddesinde; “…Tarafların sulhe davet yazısının diğer tarafa tebliği ile uyuşmazlık konusu hak ve alacağın tabi olduğu kanuni süreler durur. Sulhün sağlanamaması halinde bu husus tutanağa bağlanır, tutanak tarihinden itibaren uyuşmazlığın niteliğine göre kanuni süreler yeniden işlemeye başlar. Mücbir sebep halinde genel hükümlere göre işlem yapılır.”

“Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri” başlıklı 11. maddesinde; “…nci maddeye göre başka idare tarafından takip edilen davalar ile Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen diğer idarelere ait dava ve icra işlerindeki vazgeçme, feragat ve kabul işlemleri ile yargıya intikal etmiş uyuşmazlıkların sulhen çözümlenmesine ilişkin işlemler, dava veya icra dosyasını takip eden idarenin tabi olduğu usulde yapılır.”

Adres : Kavaklıdere Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA Telefon : 0 (312) 465 22 00 Faks : 0 (312) 465 22 65
e-Posta : iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi : www.ombudsman.gov.tr

“Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı
14. maddesinde; “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir…”

“Yönetmelik” başlıklı 16. maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun çalışma usul ve esasları, avukatlık hizmeti satın alınmasıyla ilgili usul ve esaslar ile bunların takip ve denetimine ilişkin hususlar ve vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usuller Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir”

“Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18. maddesinde; “…İdarelerin hukuk hizmetlerine, uyuşmazlıkların sulh yoluyla halline, avukatlık hizmeti satın alınmasına ve davalarla ilgili vazgeçme yetkilerine dair diğer kanunlarda yer alan hükümlerden bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine aykırı olanlar uygulanmaz…”

16/03/2016 tarihli ve 2016/4 sayılı Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi Genelgesi’nin “B) Mali Hususlar” kenar başlıklı “Vekalet ücreti ile ilgili hususlar” başlıklı 15. maddesinde; “a) Her türlü dava ve takip sebebiyle lehe hükmolunan vekalet ücretinin, Sağlık Bakanlığı merkez Saymanlık Müdürlüğüne gönderilmek üzere il veya ilçe muhasebe müdürlüğü veya mal müdürlüğüne yatırılması kararın tebliği tarihinden itibaren (15) gün içerisinde talep olunacaktır. Bu maksatla vekalet ücreti yatıran tarafa yazılacak yazıda şu hususlar muhakkak belirtilecektir:

aa) Vekalet ücretinin en geç (30) gün içerisinde ödenmesi,
ab) İlgili davaya ait bilgilerin belirtilmesi,

ac) Karar tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar olan faizin de ayrıca hesaplanarak vekalet ücretinden ayrı olarak 600.5.9.199 numaralı hesaba yatırılması,

Talep olunan vekalet ücretinin verilen süre içerisinde ödenmemesi halinde, icra marifetiyle tahsili sağlanacaktır.

Vekalet ücretinin dağıtılması, Bakanlık Hukuk Müşavirliğinin belirlediği prosedüre göre gerçekleştirilecektir. Bu maksatla talep olunan bilgi ve belgeler tam ve noksansız olarak zamanında Bakanlık Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilecektir.

ç) Sorumlu avukat, ildeki avukatların vekalet ücreti hakkedişlerinin ilgili mevzuatına uygunluğunu denetler ve sağlar.”düzenlemelerine yer verilmiştir.

KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, bilirkişi raporu, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.


DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; Erzincan İdare Mahkemesinde açmış olduğu E, K sayılı davayı kaybettiğini ve aleyhine 1.090,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından “Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi” konulu 16/03/2016 tarih ve 2016/4 sayılı Genelgesinin “Vekalet Ücreti İle İlgili Hususlar” başlıklı 15. maddesi hükmüne aykırı olarak vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin önceden bildirim yapılmadan doğrudan icraya başvurulması nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı paranın iadesini talep etmektedir.

“Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8. maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Kararnamenin, Adli uyuşmazlıklarda sulh başlıklı 9. maddesinde; İdarelerin icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesinin esas olduğu düzenlenmiştir.

Kararnamenin genel gerekçesinde; Kamuda hukuk hizmetinin yürütülmesine ilişkin farklı ve pek çok sayıdaki hukuki düzenleme yerine tek bir kanuni düzenleme yapılarak hukuk hizmetlerinde uygulama birliğinin ve sadeleşmenin sağlanmasının hedeflendiği, ayrıca idarelere sulhe davet mekanizması getirilmekle kamu idarelerinin vatandaşla olan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi öngörülerek vatandaşın hak ve menfaatini gözetecek şekilde uyuşmazlığın öncelikle sulh yoluyla çözümlenmesi, tarafların sulh koşullarında anlaşamamaları halinde uyuşmazlıkların yargıya intikal ettirilmesinin yolunun açılacağı, bu düzenlemeler ile idarelere karşı açılacak davaların azalacağı gibi davaların kısa sürede bitirilmesinin de sağlanarak gerek idarelerdeki gerekse yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılmasına katkı sağlanacağının belirtildiğini görmekteyiz.



Adli uyuşmazlıklarda sulh başlıklı 9. maddenin gerekçesinde de; aynı şekilde taraflar arasında adli yargı mercilerine intikal etmiş veya henüz etmemiş uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözümlenmesi amacıyla sulhe davet müessesinin düzenlendiği, getirilen bu düzenlemeyle idareler ile gerçek ve tüzel kişiler arasındaki davaların önüne geçilmesi ve yargı mercilerinin yükünün hafifletilmesinin amaçlandığının bir kez daha altının çizildiğini görmekteyiz.

Sağlık Bakanlığı tarafından 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. maddesi ile 659 sayılı genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerde hukuk hizmetlerinin yürütülmesinde uyulması gereken hususların belirtildiği 16/03/2016 tarihli ve 2016/4 sayılı Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi konulu bir genelgenin yayınlandığını söz konusu genelgenin “Vekalet ücreti ile ilgili hususlar” başlıklı 15. maddesinde her türlü dava ve takip sebebiyle lehe hükmolunan vekalet ücretinin, Sağlık Bakanlığı merkez Saymanlık Müdürlüğüne gönderilmek üzere il veya ilçe muhasebe müdürlüğü veya mal müdürlüğüne yatırılmasının kararın tebliği tarihinden itibaren (15) gün içerisinde talep edileceği, bu maksatla vekalet ücreti yatıran tarafa yazılacak yazıda vekalet ücretinin en geç (30) gün içerisinde ödenmesi, talep olunan vekalet ücretinin verilen süre içerisinde ödenmemesi halinde, icra marifetiyle tahsili sağlanacağının belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

Erzincan İdare Mahkemesi'nin 11/10/2018 tarihli E. , K. sayılı dosyası kapsamında Sağlık Bakanlığı lehine 1.090,00TL vekalet ücretine hükmedildiği,

Kararın 18/02/2019 tarihinde Tokat İl Sağlık Müdürlüğü’ne tebliğ edildiği,

Söz konusu lehe hükmedilen vekalet ücretinin tahsili için sırası ile davada vekil sıfatı bulunan avukatlar ile telefonla görüşüldüğü ve tahsil işlemi sağlanamadığı,

İcra İflas Kanunun 32. maddesi çerçevesinde 21/03/2019 tarihinde Tokat 3. İcra Müdürlüğü kanalı ile Esas) icra takibine başlandığı ve 29/03/2019 tarihinde icra dosyasına yapılan ödeme neticesinde İcra Müdürlüğü tarafından reddiyat işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinde idarelerin icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesinin esas olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan 2016/4 sayılı Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi konulu genelge de de her türlü dava ve takip sebebiyle lehe hükmolunan vekalet ücretinin kararın tebliği tarihinden itibaren (15) gün içerisinde bedeli ödemekle yükümlü olan taraftan yazılı bir şekilde talep olunacağı ve söz konusu yazılı talepte Vekalet ücretinin en geç (30) gün içerisinde ödenmesi, verilen süre içerisinde ödenmemesi halinde, icra marifetiyle tahsili sağlanacağının belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Şikayete konu idare tarafından somut olayda Kararın 18/02/2019 tarihinde tebliğ alındığı, tebliğinden sonra vekalet ücretinin ödenmesi hususunda davada vekil sıfatı bulunan kişilerle telefonla görüşmelerin yapıldığı, defaten yapılan görüşmelere rağmen vekalet ücretinin tahsilinin sağlanamaması üzerine 21/03/2019 tarihinde Tokat İcra

Müdürlüğü marifetiyle tahsile gidildiği, uygulamada da önceden bildirim yapılmadan vekalet ücretlerinin tahsil edildiği pek çok dosya örneğinin de bulunduğu belirtmiştir.

İdarenin Genelgede açıkça belirtilmesine rağmen davet yazısı göndermeyerek günümüz kamu yönetimi anlayışı ve iyi yönetim ilkelerine bağdaşmayan bir uygulamaya sebebiyet verdiği, İdarece kabul edilen ve uygulanagelen genel kuralın aksine bir davranışla ihtilafa konu dosyada ödemeye davet yazısı gönderilmeksizin alacak tutarı hakkında doğrudan icra takibi başlatılmasıyla başvuran vekilinde yaratılan beklentinin aksine davranış sergilendiği görülmüştür.

İdare her ne kadar kendisine yazılı bildirimde bulunma şeklinde bir yükümlülük yüklenmediğini, Genelge hükümlerinin kurumun iç işleyişi ile ilgili bir husus olduğunu belirtmekteyse de Sağlık Bakanlığının 2016/4 sayılı “Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi” konulu Genelgesinin somut olay bağlamında kurumun iç düzenleyici bir işlemi olmasında öte bir anlam taşıdığı ve günümüz kamu yönetimi anlayışı ve iyi yönetim ilkeleri ile bağdaşmadığı değerlendirilmektedir. İdare tarafından doğrudan ödeme emri gönderilmesi ile başvuran, icra dosyasına icra vekalet ücreti ödemek zorunda kalmış, böylece zarara uğramıştır.

Ayrıca, Sağlık Bakanlığı tarafından 2016/4 sayılı Genelgenin vekalet ücretlerinin tahsili hususundaki bölümlerin Bakanlık iç işleyişle alakalı olduğu, İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 28 çerçevesinde söz konusu kararın icrası anlamında ilgiliye başvuru zorunluluğunun bulunmadığı, uygulamada da vekalet ücretlerinin tahsili hususunda önceden bildirim yapılmadan icra takibi yapılan pek çok dosya örneğinin de bulunduğu belirtilmekteyse de belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesi gereği işlemlerin açık, anlaşılır ve öngörülebilir olması gerekmektedir. İdarenin bundan sonraki işlemlerinde hukuki öngörülebilirlik ilkesi gereği Genelgede ortaya koyduğu idari süreçler hakkında personelini bilgilendirmesi, süreçleri uygulaması ve gerekli denetimleri yapması gerekmektedir.

Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412- 417)

​ Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, 659 Sayılı Genel Bütçe
Adres : Kavaklıdere Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA Telefon : 0 (312) 465 22 00 Faks : 0 (312) 465 22 65
e-Posta : iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi : www.ombudsman.gov.tr

Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinde idarelerin icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesinin esas olması, Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan 2016/4 sayılı Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi konulu genelgede de her türlü dava ve takip sebebiyle lehe hükmolunan vekalet ücretinin kararın tebliği tarihinden itibaren (15) gün içerisinde bedeli ödemekle yükümlü olan taraftan yazılı bir şekilde talep olunacağı ve söz konusu yazılı talepte Vekalet ücretinin en geç (30) gün içerisinde ödenmesi, verilen süre içerisinde ödenmemesi halinde, icra marifetiyle tahsili sağlanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, idarenin somut olayda konuyla ilgili hukuk kurallarına uymamasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından “Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi” konulu 16/03/2016 tarih ve 2016/4 sayılı Genelgesinin “Vekalet Ücreti İle İlgili Hususlar” başlıklı 15. maddesi hükmüne aykırı olarak vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin önceden bildirim yapılmadan doğrudan icraya başvurulması işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Tokat İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Anayasanın 125. maddesinin idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle
yükümlüdür hükmü gereğince başvuranın uğradığı maddi zararının giderilmesine
yönelik makul sürede işlem tesisi için SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sağlık Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine;


Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.





e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ Kamu Başdenetçisi













































Adres : Kavaklıdere Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA Telefon : 0 (312) 465 22 00 Faks : 0 (312) 465 22 65
e-Posta : iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi : www.ombudsman.gov.tr 

iletişim adresleri


Adres

Strazburg Cad. 5/10 Çankaya/ANKARA
Konum
 https://goo.gl/maps/VLvQ529qDaYiQFXN6 

telefon

Av. Ömer  YILMAZ:+905466805484
Av. Ali AKDAĞ +905366023989


Email


av.omeryilmaz06@gmail.com
av.aliakdag@gmail.com



Whatshap 

+905366023989
CRM formu burada yüklenecek